Merhaba. Ben Erol Sezer. Sizinle biraz sonra damak lezzetleri ve hayaller üzerine kısa bir yolculuğa çıkacağız. Bu site benim kişisel ve mesleki yaşantımı yansıtmakla beraber Türk Mutfağı ve Mutfak Şefliği üzerine farklı bir kavramı da tartışmaya açacak.

Bugün Mutfak şefi kavramı ciddi değişikliğe uğruyor. Bizler sanatçıyız. Dünyanın bir çok ülkesinde Aşçılara ciddi değerler veriliyor, devlet nişanları ile ödüllendiriliyorlar. Bazı şefler ise dünyanın en önemli 100 kişisi arasında Time dergisinin listesine giriyor. Türk aşçılarının ciddi anlamda değişikliğe ve yeniliğe ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum. Sizinle bu sitede bunları tartışacağız.

Benim çalıştığım Akdeniz Bölgesinde aşçılar yıllarca mutfağın kapalı ortamında floresant ışıklarında kaldılar. Bunun sonucu dış dünya ile bağlantıları çok fazla olamadı. Mutfak dışında nelerin olup bittiğini göremedik. Bu gün ciddi anlamda değişikliğe ihtiyacımız var. Artık biz aşçılar dünyada ki meslektaşlarımız gibi doğada var olan lezzet, renk ve ahengi alıp tabaklarımıza yansıtmalıyız. Bizlerin yabancı aşçılardan bir farkımız yok. İnan ki bizlerde en az yabancı şefler kadar mesleğimizde başarılı insanlarız.

Giydiğimiz elbiselerle, duruşumuzla, hayat görüşümüzle ile ilgili biraz değişikliğe, değişimin gücüne inanmamız gerekiyor. Senelerce beyaz elbiselerin içerisinde yer

 

aldık. Ama artık modayı mutfağın içerisine sokmanın zamanı geldi. Şefin görevi aslında tasarım yapmaktır. Yeni elbiseler yaratmak, tasarlamakta bizlerin bir talebi olmalı. Mutfak üreticilerini bizlerin yönlendirmesi gerekli. Bunlarla ilgili çalışmalar ileriki sayfalarda yer alıyor. Yakında bu düşünceleri içeren “Kartanesi” adını verdiğim kitap yayınlanacak.

Mutfaktaki değişime ve güce inanın. Emin olun ki, buna inandığınız anda sizde bizimle aynı yolu paylaşmaya başlıyorsunuz.

Erol Sezer

       
 
Tasarım: Aysun Koroglu© 2004
 
Counter
Automatic Banner Code Placement-                   Provided by RightStats.Com